Kocaeli’de, yerel eğitim idarelerinin “norm fazlası” ya da “ders saati fazlası” gerekçeleriyle öğretmenleri birden fazla okula atama uygulaması, eğitim camiasında ciddi bir tartışma ve mağduriyet dalgası yaratıyor. “Kocaeli’de yeterli ders saati var ama öğretmen ailesinden ve çocuğundan uzaklaştırılıyor mu?” sorusu, sendikalar ve öğretmenler tarafından “evet” yanıtıyla karşılık buluyor. Türk Eğitim-Sen Kocaeli 1 No’lu Şube Başkanı Yaşar Şanlı’nın açıklamalarına göre, ders saati yeterli olmasına rağmen, öğretmenler mesai saatlerini birden fazla okul arasında mekik dokuyarak geçiriyor, bu durum ise onları ailelerinden ve çocuklarından uzaklaştırarak hem maddi hem de manevi yük getiriyor.
Şanlı, bu uygulamanın, ders saati eksikliğinden ziyade, mevcut öğretmen atamaları ve ders dağılımındaki planlama hatalarından kaynaklandığını vurguluyor. Öğretmenlerin günde iki veya üç farklı okulda ders vermeye zorlanması, pedagojik açıdan verimsiz bir tablo çizerken, eğitim kalitesini düşürüyor ve öğretmenlerin tükenmişlik yaşamasına yol açıyor. Sendika, bu durumun sadece öğretmenlerin değil, aynı zamanda öğrencilerin de eğitim süreçlerini olumsuz etkilediğini dile getiriyor.
“Norm Fazlası” Tezi Çürütülüyor: Bir Yanılgı mı, Yoksa Kasıtlı Bir Politika mı?
Eğitim yöneticilerinin, belirli branşlarda “norm fazlası” öğretmen bulunduğu ya da “ders saati fazlası” olduğu gerekçesiyle uyguladığı bu model, Türk Eğitim-Sen tarafından sert bir dille eleştiriliyor. Yaşar Şanlı, idarenin bu söylemlerle öğretmenler arasında “ihtiyaç fazlası” algısı yaratmaya çalıştığını öne sürüyor. Şanlı’ya göre gerçekte, Türkiye genelinde eşi benzeri görülmemiş bir öğretmen açığı bulunurken, Kocaeli’deki bu tür uygulamalar, mevcut kadroları verimsiz kullanmanın ve öğretmenleri mağdur etmenin ötesine geçmiyor.
Öğretmenlerin Gündelik Mücadelesi ve Aile Yaşamına Etkileri
- Mekik Dokuma Çilesi: Öğretmenler, sabah bir okulda, öğleden sonra başka bir okulda derse yetişmek için sürekli yolda zaman harcıyor. Bu durum, özellikle şehir içi ulaşım maliyetleri ve trafik yoğunluğu göz önüne alındığında, ciddi bir zaman ve enerji kaybına neden oluyor.
- Ailesel Kopukluk: Birden fazla okula dağıtılan öğretmenler, evden ve çocuklarından uzak kalma süresi uzadığı için aile birliğinin olumsuz etkilendiğini belirtiyor. Çocuklarının eğitim ve kişisel gelişim süreçlerinde yeterince yer alamamaları, öğretmenler için büyük bir manevi yük oluşturuyor.
- Maddi Yük: Farklı okullar arasında ulaşım için yapılan ek masraflar, öğretmenlerin bütçelerinde ciddi bir gedik açıyor. Bu durum, zaten düşük olan öğretmen maaşları düşünüldüğünde, kabul edilemez bir boyuta ulaşıyor.
- Eğitim Kalitesindeki Düşüş: Bir okuldan diğerine koşuşturan bir öğretmenin, ders hazırlığına, öğrencileriyle birebir ilgilenmeye veya okulun sosyal aktivitelerine katkı sağlamaya yeterli zamanı ve enerjisi kalmadığı belirtiliyor. Bu durum, doğrudan eğitimin kalitesini düşürüyor.
Türk Eğitim-Sen’den Yetkililere Çağrı ve Meydan Okuma
Yaşar Şanlı, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerine açık bir çağrıda bulunarak, bu uygulamaya son vermelerini talep etti. Şanlı, tüm öğretmenlerin tek bir okula atanarak ders saati doluluk oranlarının yeniden incelenmesini öneriyor. Böyle bir durumda, idarenin iddia ettiği gibi “norm fazlası” bir durumun olup olmadığının net bir şekilde ortaya çıkacağını belirtiyor. Görsel Sanatlar, Müzik, Beden Eğitimi gibi branşlarda yaşanan sıkıntılar, sorunun genel bir atama ve planlama problemi olduğunu gözler önüne seriyor.
Sendika başkanı, yetkilileri “pedagojik trajikomik” olarak nitelendirdiği bu uygulamadan vazgeçmeye ve öğretmenlerin çalışma koşullarını insani standartlara çekmeye davet ediyor. Bu tür uygulamaların, Türkiye genelindeki öğretmen açığını göz ardı ederek, mevcut öğretmen kadrolarını yıpratmaktan başka bir işe yaramadığı vurgulanıyor.
KOCAELİ’DE “YETERLİ DERS SAATİ VAR AMA ÖĞRETMEN AİLESİNDEN VE ÇOCUĞUNDAN UZAKLAŞTIRILIYOR!”
Cevap: Evet, Türk Eğitim-Sen Kocaeli 1 No’lu Şube Başkanı Yaşar Şanlı’nın açıklamalarına göre Kocaeli’de ders saati yeterli olmasına rağmen öğretmenler, “norm fazlası” gibi gerekçelerle birden fazla okula dağıtılarak ailelerinden ve çocuklarından uzaklaştırılmakta, ciddi mağduriyetler yaşamaktadır.
