Eğitim alanının önde gelen sendikalarından Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in eğitim politikalarını oluşturma ve kamuoyuyla tartışma yöntemlerini eleştiren sert bir açıklama yayımladı. Sendika, Bakan Tekin’i eğitimin geleceği hakkında karar alırken, kamuoyu yerine bizzat eğitimcilerle, bilim insanlarıyla ve sendikalarla istişareye çağırdı.
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay’ın imzasıyla yapılan açıklamada, Türk eğitim sisteminin derin bir kriz içinde olduğu vurgulandı. Özbay, Bakan Tekin’in “Cumhuriyetin 100. Yılında Eğitim Sempozyumu” ve “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” gibi kritik başlıklarda eğitim paydaşlarının görüşlerini yeterince almadığına dikkat çekti. Sendika, bu tür platformların ve müfredat değişikliklerinin, sahadaki öğretmenlerin, akademisyenlerin ve sendikaların katılımıyla şekillenmesi gerektiğini belirtti.
Eğitim-İş’ten Net Çağrı: Eğitim Sisteminin Geleceği Masaya Yatırılmalı
Sendika, Milli Eğitim Bakanlığı’nın mevcut eğitim politikalarının ideolojik temellere dayandığını ve bilimsel pedagojiden uzaklaştığını iddia etti. Özellikle “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı altında sunulan yeni müfredatın, geniş katılımlı, demokratik ve bilimsel bir süreçten geçmediği eleştirisi getirildi. Eğitim-İş’e göre, bu tür köklü değişiklikler, eğitim bilimcilerinin, öğretmenlerin ve sendikaların görüşleri alınmadan dayatılamaz.
Öğretmen Atamaları ve Mesleki Sorunlar
Açıklamada, öğretmenlerin atama sorunları da önemli bir yer tuttu. Eğitim-İş, mülakat sisteminin objektifliğini sorgulayarak, öğretmen atamalarının yalnızca Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) puan üstünlüğüne göre ve yeterli sayıda yapılması gerektiğini savundu. Kadem Özbay, “Öğretmenlerimizin emeği siyasi tercihlerle heba edilmemelidir. Her atamada mülakat dayatması, liyakatsizliğin kapısını aralamaktadır,” ifadelerini kullandı.
Eğitimcilerin yaşadığı diğer temel sorunlar ise şöyle sıralandı:
- Düşük maaşlar ve geçim sıkıntısı.
- Artan iş yükü ve çalışma koşullarındaki olumsuzluklar.
- Okullardaki şiddet olayları ve öğretmenlerin güvende hissetmemesi.
- Ülke genelinde öğretmenler arasında artan mesleki tükenmişlik ve beyin göçü.
Bilimsel, Laik ve Demokratik Eğitim Vurgusu
Eğitim-İş, Türkiye’nin eğitim sisteminin temelini oluşturan laik, bilimsel ve demokratik ilkelerden ödün verilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Sendika, eğitimin siyasi ve ideolojik kaygılarla değil, evrensel değerler ve bilimsel gerçekler ışığında şekillenmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve tüm öğrencilerin nitelikli eğitime erişim hakkının korunması gerektiği vurgulandı.
Sonuç olarak Eğitim-İş, Bakan Tekin’e çağrısını yineleyerek, eğitim sorunlarına gerçekçi ve kalıcı çözümler bulmak için kamuoyu şovları yerine, bizzat eğitimcilerin deneyim ve görüşlerinin dikkate alınmasını talep etti. Sendika, “Eğitim politikaları, eğitimin neferi olan öğretmenlerle, eğitim bilimcileriyle ve sendikalarla tartışılmalı, kararlar bu istişareler sonucunda alınmalıdır. Geleceğimiz olan çocuklarımızın eğitimini, bilimsel temellerden uzak, ideolojik dayatmalarla şekillendirme çabaları asla kabul edilemez,” diyerek açıklamasını noktaladı.
