Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde kamuoyunda tartışma konusu olan “okullarda Ramazan” meselesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, söz konusu tartışmaları “gereksiz ve provokatif” olarak nitelendirerek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) okullarda oruç tutma veya yeme-içme konularında herhangi bir düzenleme, talimat ya da kısıtlama getirmediğinin altını çizdi. Bu çıkış, konu hakkında süregelen spekülasyonlara net bir yanıt olarak değerlendirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamalarla toplumda kutuplaşmaya yol açma potansiyeli taşıyan bu tartışmaların önüne geçmek istediğini belirtti. Çocukların oruç tutup tutmamasının bir vicdan meselesi ve kişisel tercih olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu konunun siyasi istismar aracı yapılmaması gerektiğini ifade etti.
Kim ve Neden Açıklama Yaptı?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ortaya Atılan İddiaları Çürüttü
Toplumun farklı kesimlerinde “okullarda öğrencilere oruç tutma yönünde baskı yapıldığı” veya “yemek yiyen öğrencilerin hedef gösterildiği” iddiaları üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan devreye girdi. Yaptığı açıklamalarda, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve bir takım çevrelerce siyasi çıkar sağlamak amacıyla gündeme getirildiğini belirtti. Erdoğan, Türkiye’nin farklı inanç ve yaşam tarzlarına her zaman saygı duyan bir toplum olduğunu ve bu tür kutuplaştırıcı söylemlerin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Politikası Ne?
MEB’den Oruç Tutma Konusunda Herhangi Bir Yaptırım Yok
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vurguladığı üzere, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda oruçla ilgili herhangi bir yaptırım içeren bir düzenlemesi bulunmuyor. Bakanlığın rolü, öğrencilere Ramazan’ın manevi atmosferi, kültürel hassasiyetler ve adaptasyon kuralları çerçevesinde “rehberlik ve bilgilendirme” sağlamaktan ibaret. Bu bilgilendirmelerin amacı, öğrencilerin toplumsal değerleri ve manevi mirası anlamalarına yardımcı olmak, ancak kesinlikle dini bir uygulama dayatmak değil.
2023 Yılı Genelgesi ve Kapsamı
Konuyla ilgili olarak geçtiğimiz yıl, yani 2023’te, MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından ilkokul ve ortaokullara yönelik bir genelge yayımlandığı hatırlatıldı. Bu genelgenin içeriği:
- Ramazan ayının ruhuna uygun olarak yardımlaşma, empati, büyüklere saygı gibi sosyal değerlerin pekiştirilmesi.
- İhtiyaç sahibi ailelere yardım kampanyaları düzenlenmesi veya yaşlı ziyaretleri gibi etkinliklerin teşvik edilmesi.
- Okul panolarında Ramazan ayının önemini vurgulayan bilgilendirmelerin yapılması.
Ancak genelge, bu tür faaliyetlerin tamamen gönüllülük esasına dayalı olması ve eğitim-öğretim faaliyetlerini aksatmaması gerektiğini açıkça belirtiyor. Hiçbir öğrencinin dini bir pratiğe zorlanmaması veya oruç tutup tutmaması üzerinden ayrımcılığa uğramaması temel ilke olarak kabul ediliyor.
Tartışmalar Nasıl Değerlendirilmeli?
Siyasi İstismara Karşı Uyarı
Erdoğan, Ramazan ayının getirdiği manevi huzurun, siyasi polemiklerle gölgelenmeye çalışılmasını eleştirdi. Özellikle muhalefet partilerine gönderme yaparak, belirli çevrelerin toplumu kamplaştırma ve suni gündemler oluşturma çabalarını kınadı. Türkiye’nin asırlardır süregelen hoşgörü ve bir arada yaşama kültürünün bu tür tartışmalarla zedelenmemesi gerektiği mesajını verdi. Bu hassas dönemde birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaptı.
Okullarda Ramazan Tartışmaları Neden Çıktı ve Cevabı Nedir?
Okullarda Ramazan tartışmaları, bazı siyasi çevrelerin ve medya kuruluşlarının, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan ayına özel faaliyetlerini yanlış yorumlayarak veya kasıtlı olarak çarpıtarak bir “dayatma” veya “kısıtlama” varmış gibi göstermesi üzerine ortaya çıkmıştır. Bu iddialar, özellikle öğrencilerin oruç tutmaya zorlandığı veya yemek yiyenlerin baskı altına alındığı yönündeydi.
Cevap: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın net açıklamalarıyla bu tartışmaların gereksiz ve provokatif olduğu belirtilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda oruç tutma veya yeme-içme konusunda herhangi bir yeni düzenleme, talimat veya kısıtlama getirmediği, öğrencilerin oruç tutma veya tutmama hürriyetine sahip olduğu, orucun bir vicdan meselesi ve kişisel tercih olduğu kesin bir dille ifade edilmiştir. Bakanlığın yayımladığı genelgeler ise dini bir uygulama dayatmayıp, Ramazan ayının ruhuna uygun sosyal ve kültürel değerlerin gönüllülük esasıyla aktarılmasına yöneliktir.
