Hükümetin kamu personeli maaşlarına yönelik ilk altı ay için %3, ikinci altı ay için ise %2’lik zam önerisi, sendikalardan, özellikle de KESK’ten büyük tepkiyle karşılandı. KESK, bu öneriyi “sefalet zammı” olarak nitelendirerek, kamu emekçilerinin hayat pahalılığı karşısında ezildiğini ve insanca yaşayacak bir ücret talep ettiğini vurguladı.
Öğretmenler başta olmak üzere tüm kamu çalışanlarını ilgilendiren bu teklif, 2024 yılının genelinde toplamda %5’lik bir artışa tekabül ediyor. Ancak mevcut ekonomik koşullar ve yüksek enflasyon göz önüne alındığında, sendikalar bu oranın kamu emekçilerini yoksulluğa sürükleyeceğini belirtiyor.
KESK’ten “Sefalet Zammı” Nitelemesi ve Karşı Teklifler
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), hükümetin sunduğu %3+%2’lik zam oranına sert bir dille karşı çıktı. KESK Dönem Sözcüsü Şaziye Köse, kamu emekçilerinin onurunu koruyacak, alın terinin karşılığını verecek, insanca yaşayacakları bir ücret talep ettiklerini dile getirdi. Köse, Türkiye’nin ekonomik gerçekleri ortadayken böylesine düşük bir zam oranının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
KESK’in Talepleri Nelerdir?
KESK, kamu emekçilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları hafifletmek ve alım güçlerini artırmak amacıyla kapsamlı taleplerini şu şekilde sıraladı:
- Tüm kamu emekçilerinin maaşlarına seyyanen 8000 TL net zam yapılması.
- Mevcut maaşlara ek olarak %100 oranında artış sağlanması.
- Vergi dilimlerinin sabitlenerek, en düşük maaşın asgari ücret tutarında vergi dışı bırakılması.
- En düşük kamu emekçisi maaşının 25.000 TL net olarak belirlenmesi.
- Kira, ulaşım, ısınma gibi temel ihtiyaçlar için güncel ekonomik verilere uygun, düzenli olarak güncellenecek bir geçimlik ücret uygulaması.
- Asgari ücrete uygulanan vergi muafiyetinin tüm kamu emekçilerine genişletilmesi.
- Kamu hizmetlerinde güvencesiz ve esnek çalışma modelleri olan sözleşmeli ve ücretli istihdamın kaldırılarak, tüm kamu personelinin güvenceli ve kadrolu istihdama geçirilmesi.
- Toplu sözleşme sisteminin yeniden düzenlenerek, grevli ve gerçek anlamda toplu sözleşme hakkının tanınması.
- Sendikal hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılması.
Ekonomik Gerçekler ve Kamu Emekçilerinin Beklentileri
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan ve hissedilen enflasyon arasında büyük farkların olduğu bir dönemde, kamu emekçileri maaş artışlarının hayat pahalılığı karşısında erimesinden endişe ediyor. Geçtiğimiz aylarda açıklanan yüksek enflasyon rakamları ve gıda fiyatlarındaki artış, mevcut zam önerisinin ne kadar yetersiz kalacağını açıkça ortaya koyuyor.
Özellikle öğretmenler, sağlık çalışanları ve diğer kamu hizmeti sunucuları, ağır çalışma koşulları altında düşük ücretlerle geçinmek zorunda kaldıklarını belirtiyor. KESK, bu durumun kamu hizmetlerinin kalitesini olumsuz etkileyeceğini ve nitelikli iş gücünün kamudan uzaklaşmasına yol açacağını savunuyor.
Hükümetin ilk teklifinin ardından, sendikalar ve kamu emekçileri cephesinden gelen bu sert tepkiler, önümüzdeki toplu sözleşme süreçlerinin oldukça çetin geçeceğinin sinyallerini veriyor. Kamu emekçilerinin insanca yaşam talepleri ile hükümetin mali disiplin hedefleri arasındaki denge arayışı, önümüzdeki günlerde kamuoyunun yakından takip edeceği en önemli gündem maddelerinden biri olacak.
