Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okul yöneticilerinin görevden alınma süreçlerine dair önemli bir düzenlemeye imza attı. Yeni yönetmelikle birlikte, okul müdürlerinin ikinci dönem değerlendirmeleri sonucunda düşük puan alarak görevlerine son verilmesi uygulaması tamamen kaldırıldı. Bu değişiklik, özellikle liyakat tartışmalarıyla gündeme gelen birçok okul müdürü için kalıcı bir güvence sağladı ve kamuoyunda eleştirilere yol açtı.
Söz konusu düzenleme, uzun süredir eğitim camiasında tartışılan okul yöneticisi atama ve değerlendirme süreçlerine dair mevcut eleştirileri derinleştirdi. Eski yönetmeliklere göre düşük puan alıp yargı kararlarıyla görevine devam eden yöneticilerin dahi yeni yönetmelikle görevde kalmaları kesinleşmiş oldu. Bu durum, sendikalar ve eğitim paydaşları tarafından liyakat ilkesinin göz ardı edildiği yönünde yorumlanıyor.
Okul Müdürlerinin Değerlendirme Sürecinde Neler Değişti?
MEB’in okul müdürleri için getirdiği yeni düzenleme, geçmişten bugüne gelen değerlendirme mekanizmalarındaki evrimi bir kez daha gözler önüne serdi. Sistemdeki temel değişiklikler şu şekilde özetlenebilir:
2018 Öncesi Dönem: Performans Değerlendirmesinin Rolü
- 2018 yılına kadar uygulanan sistemde, okul müdürleri hem il/ilçe milli eğitim müdürleri hem de öğretmenler tarafından performans değerlendirmesine tabi tutuluyordu.
- Bu değerlendirmelerde 100 üzerinden 75 puanın altında kalan yöneticilerin görev süreleri sonunda görevleri sonlandırılıyordu. Bu sistem, görevi kötüye kullanan veya yetersiz bulunan yöneticilerin elenmesi için bir mekanizma olarak işliyordu.
2018 Sonrası Dönem: Değerlendirmenin Kaldırılması ve Liyakat Tartışmaları
- 2018’de yapılan değişikliklerle il/ilçe milli eğitim müdürleri ve öğretmenler tarafından yapılan performans değerlendirmeleri kaldırıldı.
- Bu tarihten itibaren okul müdürleri, Bakanlık tarafından yapılan mülakatlar ve diğer subjektif kriterlerle atanmaya başlandı. Bu süreçte, özellikle “liyakat” (ehliyet ve yeterlilik) temelli atamaların yapılmadığı yönündeki eleştiriler sıkça dile getirildi.
Yeni Yönetmelik: Düşük Puanlılara Kalıcı Güvence
- Mevcut yeni yönetmelikle birlikte, düşük puan alan yöneticilerin görevlerine son verilmesi uygulaması tamamen ortadan kalktı.
- Özellikle eski yönetmeliğin geçerli olduğu dönemlerde dahi düşük puanlar almasına rağmen yargı kararlarıyla görevlerine devam eden yöneticilerin, bu yeni düzenlemeyle birlikte pozisyonları kalıcı olarak güvence altına alındı. Bu durum, performans düşüklüğü ve liyakat eksikliği iddialarıyla karşı karşıya kalan müdürler için bir “ödül” olarak yorumlanıyor.
Eğitim Camiasında Tepkiler ve Beklentiler
MEB’in bu hamlesi, eğitim sendikaları ve kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Eleştiriler genellikle şu noktalarda yoğunlaşıyor:
- Liyakat İlkesinin Zayıflaması: Performans değerlendirmesinin kaldırılması, okul yöneticiliği pozisyonlarında liyakat ve başarı yerine başka kriterlerin etkili olduğu algısını güçlendiriyor. Bu durumun, eğitim kalitesini olumsuz etkileyeceği endişesi dile getiriliyor.
- Hesap Verebilirliğin Azalması: Yöneticilerin görev sürelerinin sonlandırılması riskinin ortadan kalkması, hesap verebilirlik mekanizmalarını zayıflatabilir ve denetim eksikliğine yol açabilir.
- Keyfi Atamaların Önü: Subjektif değerlendirme ve atama süreçlerinin yaygınlaşması, göreve layık olmayan kişilerin dahi önemli pozisyonlara gelmesine zemin hazırladığı eleştirileri bulunuyor.
Eğitim sendikaları, uzun süredir okul yöneticisi atamalarında objektif kriterlere, yazılı sınavlara ve liyakat ilkesine uygun atamaların yapılması çağrısında bulunuyordu. Ancak Bakanlığın son yönetmeliği, bu beklentilerin aksine, mevcut yöneticilerin konumlarını sağlamlaştıran ve değerlendirme süreçlerini daha da esneten bir adım olarak görülüyor. Bu durum, eğitim sisteminin geleceği ve yönetici kalitesi üzerindeki tartışmaları daha da alevlendirecek gibi görünüyor.
