Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde görev yapan şube müdürlerinin lojman tahsisinden mahrum bırakılması konusu, Liyakat-Sen tarafından bir kez daha gündeme getirildi. Sendika, MEB şube müdürlerinin diğer kamu görevlileriyle kıyaslandığında haksız bir mağduriyet yaşadığını belirterek, bakanlığa bu durumun düzeltilmesi için acil çağrıda bulundu.
Liyakat-Sen’den yapılan açıklamada, şube müdürlerinin özlük hakları ve çalışma koşulları açısından önemli bir sorun teşkil eden lojman meselesine dikkat çekildi. Sendika, bu durumun bir “hak ihlali” olduğunu ve MEB şube müdürlerinin yaşadığı “mağduriyetin” giderilmesi gerektiğini vurguladı.
MEB Şube Müdürlerinin Lojman Mağduriyeti Derinleşiyor
Liyakat-Sen tarafından yapılan değerlendirmeye göre, MEB şube müdürleri, kamu hizmetinin önemli bir parçası olmalarına rağmen, barınma konusunda devletin sunduğu imkanlardan yeterince faydalanamıyor. Sendika, şube müdürlerinin hem yüksek sorumluluk gerektiren görevler üstlendiklerini hem de sık tayin ve rotasyonlara tabi tutulduklarını belirtiyor. Bu durumun, özellikle büyük şehirlerdeki yüksek kira maliyetleri göz önüne alındığında, şube müdürleri üzerinde ciddi bir ekonomik yük oluşturduğu ifade ediliyor.
Açıklamada, şube müdürlerinin idari görevlerinin yanı sıra, binlerce öğretmenin ve personelin yönetiminden sorumlu oldukları, eğitim politikalarının sahada uygulanmasında kilit rol oynadıkları hatırlatıldı. Ancak tüm bu kritik görevlere rağmen, lojman tahsisi konusunda diğer kamu görevlilerine tanınan haklardan mahrum bırakılmalarının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Diğer Kamu Görevlileriyle Karşılaştırma
Liyakat-Sen, MEB şube müdürlerinin durumunu diğer kamu sektöründeki benzer pozisyonlarla karşılaştırarak, yaşanan eşitsizliğin altını çizdi. Sendika, kaymakamlar, emniyet müdürleri, hâkimler, savcılar, doktorlar ve üniversite öğretim üyeleri gibi birçok kamu görevlisinin görevleri gereği lojman imkanlarından yararlandığını belirtti. Bu örnekler ışığında, MEB şube müdürlerinin de benzer statüde ve sorumlulukta olmalarına rağmen bu haktan mahrum bırakılmalarının bir çelişki oluşturduğu ifade edildi.
- Kaymakamlar ve Emniyet Müdürleri: Görev yaptıkları bölgelerde lojman imkanlarından faydalanırlar.
- Hâkimler ve Savcılar: Adli görevlerinin hassasiyeti nedeniyle lojman tahsisi önceliklidir.
- Doktorlar ve Üniversite Öğretim Üyeleri: Özellikle yeni atamalarda veya belirli bölgelerde lojman desteği alabilirler.
Sendika, MEB şube müdürlerinin de görevlerinin icrası ve kamu hizmetinin aksamadan yürütülmesi adına benzer bir desteğe ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.
Rotasyonlar ve Ekonomik Zorluklar Lojman İhtiyacını Artırıyor
MEB şube müdürlerinin kariyerleri boyunca sıklıkla farklı illere veya ilçelere atanması, beraberinde sürekli taşınma ve yeni bir barınma yeri bulma zorunluluğunu getiriyor. Liyakat-Sen, bu durumun hem kişisel hem de ailevi yaşamda ciddi bir istikrarsızlık yarattığını belirtiyor. Ekonomik koşulların ağırlaştığı bu dönemde, özellikle memur maaşlarının satın alma gücündeki düşüşle birlikte, kira ve yerleşme masraflarının şube müdürleri için altından kalkılamaz bir hal aldığına dikkat çekildi.
Açıklamada, bu meselenin yalnızca güncel bir sorun olmadığı, geçmiş dönemlerdeki Milli Eğitim Bakanlarına da defalarca iletildiği bilgisi verildi. Ancak bugüne kadar somut bir adım atılmamasının, şube müdürleri arasında hayal kırıklığına yol açtığı ifade edildi.
Liyakat-Sen’den Bakanlığa Somut Talep
Liyakat-Sen, Millî Eğitim Bakanlığı’nı, mevcut Lojman Yönetmeliği’nde gerekli düzenlemeleri yaparak MEB şube müdürlerini de lojman tahsis edilecek kadrolar arasına dahil etmeye çağırdı. Sendika, bu adımın hem Anayasa’da güvence altına alınan eşitlik ilkesinin bir gereği olduğunu hem de kamu hizmetinin verimli bir şekilde yürütülmesi için büyük önem taşıdığını belirtti.
Sendika yetkilileri, MEB şube müdürlerinin yaşadığı mağduriyetin bir an önce giderilmesi ve adil bir uygulama standardına kavuşturulması için kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti. Bu talebin, şube müdürlerinin motivasyonunu artıracağı ve kamu hizmetine olan katkılarını daha da güçlendireceği öngörülüyor.
